HANIMEFENDİLİĞE GİDEN YOL

geçmişin playmen kızları zengin ve köklü ailelere gelin olup günümüzün hanımefendi sanatçıları oluverince, ilk iş internet ortamında ne kadar çıplak fotoğrafları varsa sildirmek oluyor. fotoğraflar silinince hiç soyunmamış oluyorlar çünkü. senden benden namuslu oluyorlar. kızlık zarını diktirmekle, eski fotoğrafları sildirmek aynı hesaba geliyor bunlar için. konu nereden açıldı dersen; en ünlü hali jartiyerli fotoğrafı olan bir hanımefendi çıkmış sabah ekranında burç yorumluyor. evde konusu oldu, aha da fotoğrafı diyecek oldum, google bulamıyor. yok öyle bir fotoğraf. herkes hanımefendi. tek motor; google.

NE İŞİM VAR BURADA - BİR AVM ZİYARETİ

Bugün istinyede bir avmde 

1- çooook ünlü bir bayan sanatçımızın -aynı zamanda tenis de oynar- adıyla satışa sunduğu t-shortleri gördüm, küçük dilimi yuttum. Eminönünden tanesini 1 liraya alabileceğiniz bildiğiniz kollu fanilaya benzer siyah ve beyaz iki renk olmak üzere satılan düz, baskısız alelade t-shortlerin tanesi 44 liradan satılıyordu mağazadaki reyonda. Allah akıl fikir versin. 

2- üç genç kız gördüm, üzerlerinde çoooooook ince askılı varla yok arası bluz, altlarında -üçünün de- en kısa boy mini short vardı. yooo yobaz değilim elbet. sadece başlarında arap stili bağlanmış başörtüler olması garibime gitti ! 

3- ben elimde fastfood yiyecek torbası olduğu halde kapıönünde sigaramı içerken, üstü açık mercedesiyle gelen 55-60 yaşındaki ağbiye kıl oldum. çalış senin de olsun demeyin, yanındaki 20lik kıza sarılma şekline kıl oldum sadece. 
4- turkcell mağazasında müşteriler hizmet alırken haksızlık olmasın işleri tıkır tıkır yürüsün diye digital sıra numarası uygulamasına ve müşteri koltukları bulunmasına kıl oldum. olsun tabii de ben asıl başka mahallelerde bunların olmamasına kıl oldum. mesela beylikdüzündeki avmde çalışanlardan birinin masası iki parçaya ayrılmış ve koli bandıyla tutturulmuş olarak iki ay denk geldim. hizmet olacaksa her müşteriye her çalışana ortak olsun. zengin fakir ayırmasın turkcell

5- yanlarında anneleri, tesettürlü kıyafetleriyle vale sahasında gezinen 2 arap kızına kıl oldum. kapansın tabii kendi görüşüdür. ben asıl ellerindeki Victoria secret torbalarına kıl oldum. kıllandım.

6- elimde yiyecek tepsisi varken karşıma çıkan ve bana geçmem için yol veren sakallı delikanlıya kıl oldum. centilmen çocuk elbet ama, o uzun etek pantalonu giymeyeymiş keşke. 

7- bu hafta pazarda 10 liraya gördüğüm bilekliği 250 liraya satan ismi taş'lı mağaza ile, eminönünde 5 liraya gördüğüm kolyeyi 50 liraya satan başka bir takı mağazasına kıl oldum. 

8- pazarda 35, bizim semt avmsinde 80 lira olan cevizi 129 liradan satan o meşhur tatlıcıya kıl oldum. 

9- bir kapri pantolon 130 lira olurmuymuş diye kıl olup çıktığım mağazanın 2 dükkan ötesinde bulduğum kot kaprinin etiketindeki 750 lira fiyatını görünce kıl oldum. 

10-benim 20 liraya pahalı diye zorla sattığım zeytinyağım müşteri beklerken adamların allayıp pullayıp litresi 96 liradan zeytinyağı satmasına kıl oldum. hakkaten kıl oldum.

11- çalışmaktan sosyal hayata yetişemiyorum bir süredir. ünlü bir kitap vs mağazasının vitrinini onlarcasıyla süsleyen ve yazan şarkıcı ablanın hayattan öğrendiklerini anlattığı kitabı görünce kıl oldum. kitaba kıl olunmaz. kitabı yazanın yazarlıktan önceki meslekleri aklıma gelince öğrendiklerinin hangi birini anlatabildi acaba diye düşünerek kıl oldum.

12- velhasıl ne varsa herşey erkeğin de kadının da o.ro.pusunun hizmetinde memlekette. ne bok işim var benim böyle bir avmde diye kendime kıl oldum. 

13- bile bile isteye isteye o kazığı yemek için can atan, para nasıl kazanılır bilmeyen, aklı havada burnu havada beş para etmez bir sürü insanla yüzyüze geldim. hepsine ayrı ayrı kıl oldum.