KUMLA - KAÇMAK İSTEYENLERİN ROTASI

Yalova merkezden Bursa yönüne yaklaşık 40 dakikalık bir yolculuktan sonra ulaşabileceğiniz Gemlik girişinde sağ tarafa ayrılan Armutlu tabelasından girdiğinizde ve hiç bir yöne sapmadan devam ettiğinizde Kumla'ya ulaşabilirsiniz. Gemlik-Kumla arası mesafe çok fazla değil. En fazla yarım saatinizi alacak bir yolculuk yapacaksınız. 

Kumla'ya vardığınızda sizi muhteşem bir şehir ya da tatil kasabası havasında bir yerleşim merkezi karşılamıyor. Bu anlamda beklentinizi düşük tutmanızda yarar var. Ancak konaklamak, ev ya da pansiyon kiralayarak uzun bir tatil geçirmekten yana olanlardansanız çılgın tatil yörelerinin bazen insanı boğan kalabalığı ve gürültüsünden uzakta, hem dinlendiren hem eğlendiren bir tatil geçirebilirsiniz. 

Kumla; bar sokakları, dar alışveriş caddeleri, mekanlardan taşan yüksek müzik sesleri beklentisi olanlar için ideal bir yer değil. Ancak bu, Kumla'ya gidip uzun kumsalında günbatımını izlemek, dostlarınızla sohbet ederek denizi izlemek, arkadaşlarınızla sahilde çayınızı ya da daha soğuk birşeyler :) yudumlamak için tam da aranılan adres olma özelliğini kazandırıyor Kumla'ya.


Güneşin, sularına altın tozu serpiştirdiği akşamlarıyla, kumla sahili sizi romantizme davet ediyor.  Klasik haftalık tatilciler için zaman fazla gelebilir. Ancak; gürültüden, şehirden, koşturmacadan yana 'kaçmak' isteyenler için 1 ay bile az bir süre Kumla'ya doymak için. Yazan, çizen, sanatçı bir ruhunuz varsa mutlaka gidin. Gözünüzün alabildiğince uzayıp giden Kumsalında ister güneşin doğuşunu, ister batışını izleyin. Kumlara adınızı yazın. Kumsalda ters duran bir sandala sırtınızı yaslayıp, yüzünüzü denize dönüp şiir okuyun, şarkı söyleyin. Kumla'da aşık olun. Aşıksanız; avuçlarınız birbirine kenetlenmiş halde koşun suyun kenarında. Köpeğinizle yürüyüşe çıkın. Günbatımını çay bahçelerinde izleyin. Sahildeki palmiye ağaçlarının altına sandalyenizi getirip oturun dostlarınızla. Buz gibi dondurmanın keyfini çıkartın. 

Kumla, turizme direnen ama turistsiz de yapamayan Yunan kasabalarını hatırlattı bir parça bana. Çünkü insanlar hep içiçe, hep sıcak. Akşamın gelişiyle rıhtımda hep birlikte balık tutan insanların yanına vardığınızda bunu daha iyi hissedebiliyorsunuz. Kimse kimseye yabancı gözüyle bakmıyor gördüğüm kadarıyla. Kumla'ya gelen hoş gelmiş misali. 

Kumla'nın tarihi nedir, kaç tane otel, kaç tane pansiyon vardır, nerede ne yenir konularına özellikle girmeyeceğim. Çünkü bu muhteşem sahil karşınızda iken ve ayaklarınız o sahilin kumlarına değmiş, gözleriniz ufukta batan güneşin sulara serpiştirdiği altın tozundan nasibini almış sandallara dalıp gitmişken nerede yattığınız, akşam yemeğinde ne yediğinizin pek bir önemi kalmayacaktır. Bunu bütün samimiyetimle söyleyebilirim. İlle de tavsiye istiyorsanız, sahilde dondurma yiyin, midye dolması yiyin, sahil boyunca uzanan, araç trafiğine kapalı ana caddesi üzerindeki balıkçı lokantalarına uğrayın derim.

Bizler günübirlik ve hazırlıksız uğradık. Görmeden dönmeyelim dedik ve yanımızda aşağıda gördüğünüz fotoğrafları getirdik. Sonraki Bursa merkezli gezilerimizde yeniden uğramayı da notlarımıza ekledik.

Yeni gezilerde görüşmek dileğiyle. - Atakan Atasoy (gecelerin delisi)


 


Hiç yorum yok: