TARZINI SEVEYİM !

eskiden televizyonlarda bayram programları olurdu şarkı türkü dinlerdik. teve'de sokaktan toplanmış ev kızlarının -üstelik bazıları anneleri tarafından dikilmiş- rezil kepaze kıyafetlerle eskort kızları andırdıkları bir program var saatlerdir. çoooooook eskiden yine böyle bir taktikle gece jimnastikleri, çin çin kızlarla, tutti furittilerle bir nesli yukarı çekip yüksekten aşağı bırakıvermişlerdi. aynını yeniden yavaş yavaş yapmaya, rezilliği enjekte ederek toplumu bozmaya başladılar. bir program var televizyonda ama onun arkasında çok daha büyük bir program var hakkımızda kurgulanmış olan. bir yandan ilkokulda kızların başlarına örtü takan, bir yandan televizyonda ev kızlarının götünü başını açtırıp yarıştıran bir tezgah.
Bir de dizilerimiz var evlerden ırak.
yine ev, yine ses olsun diye açılan tv'de şapşal diziler. dizilerin hiçbirinde gençler ne toplanıp basket oynamaya gidiyorlar ne sinemaya. kimse birbirine "üzerindeki kıyafet ne güzel, nereden aldın diye sormuyor. annengillere selam söyle diyen yok. erkekler eşkıyalık, kızlar orospuluk peşinde. bir direniş de şu dizilere olsa ne güzel olacak. "ki bizim toplumu asıl yıkan kesilen ağaçlar değil, bu ekranlarda dönen kepazelikler"

Hiç yorum yok: